

Serin bir sonbahar sabahı sensiz bir güne daha açıldı gözlerim.Ağaçlar yapraklara veda ederken yalnızlığın nağmelerini çalıyordu sonbahar rüzgarları.Onlar da benim gibi terk edilmişliğin ve yalnızlığın ritmine bırakmışlardı kendilerini.
Zamansız VEDA / Ahmet AYLANÇ
Serin bir sonbahar sabahı sensiz bir güne daha açıldı gözlerim.Ağaçlar yapraklara veda ederken yalnızlığın nağmelerini çalıyordu sonbahar rüzgarları.Onlar da benim gibi terk edilmişliğin ve yalnızlığın ritmine bırakmışlardı kendilerini.
Gidişinle tüm şehir yasa büründü adeta.Ne çocukların sokakları dolduran neşeli sesleri,ne de satıcıların telaşlı çığlıkları hepsi gidişinle sessizliğe karıştı.
Dışarıda sonbahar yağmuru alıp götürüyordu senden kalan ne varsa uzaklara.
Düşen her damlayla biraz daha akıp gidiyordun.Varlığınla hayat bulan bu sokaklar,bu kaldırımlar şimdi gidişine ağlıyordu.
Varlığınla yeşerttiğin bu uçsuz bucaksız yüreğimde şimdi dört mevsim hüzün bitmekte.
Kuşlar konuyor senden kalan aşk kırıntılarına.Sensiz kalan bu şehri,bir sonbahar akşamı sessizce terk ediyorum.Sensizliğin rüzgarıyla sürükleniyorum şimdi hiç bilmediğim diyarlara.
Baktığım her yüzde seni görüyorum.Umut,ufukta kaybolan yüzün,kavuşmaksa başka bahara
.
